80'lerde Moda

 

80'li yılların modası deyince ilk aklıma gelenler şöyle; kelebek tokalar, kıvırcık permalar, yarasa kollar, deri kıyafetler, şalvar pantolonlar, püsküllü çizmeler, büyük tokalı kalın kemerler, klipsli küpeler, vatkalar... Aşağıdaki üç resim de size bunları hatırlatmaya yeter sanırım. Ha, bu arada... Resimler netten alıntıdır... 

 
 
 
 
 

 


Yazının Devamını Oku...

4/11/2009 | Kategori: Moda
Gelen Yorumlar (1) | Sizin Yorumunuz | Bağlantı

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

 

Yüce Türk milletinin 
Cumhuriyet Bayramını Kutlarken; Cumhuriyet devrimlerine

sadık kalacağımıza,
her şeye ve herkese inat; 

Büyük Önderimizin bize verdiği görevi gurur ve azimle yerine getireceğimize söz veririz...!!

 

 

 


Yazının Devamını Oku...

29/10/2009 | Kategori: Yasam
Gelen Yorumlar (yok) | Sizin Yorumunuz | Bağlantı

ESKİ OKUL YILLARI





Evet.. Bu sene de yeni eğitim-öğretim yılı başladı. Mavi önlüklü, özel üniformalı öğrenciler doldurdu okul yollarını. Bizim zamanımızda okul yolları siyaha bürünürdü. Orta okul da dahil, tüm öğrenciler siyah önlük giyip, beyaz yaka takardı. Sırtlarında kilitli kapaklı okul çantaları, ellerinde plastik beslenme çantaları, boyuna asılan su mataraları... Ayaklarımızda yanları ponponlu beyaz diz altı çoraplar... Ceplerimizde mutlaka beyaz kumaş mendil olurdu. Bir gece önceden annelerimiz tarafından ütülenmiş... Saçlar iki yandan örgülü ve beyaz kocaman kurdeleli... Her pazartesi öğretmen mutlaka temizlik ve tırnak kontrolü yapardı. Ceplerimizdeki ütülü beyaz mendilleri sıraların üzerine serer, ellerimizi üzerine koyup, öğretmenin kontrol etmesini beklerdik. Kışın sınıfın tam ortasında odun sobası yanardı. Sobaya yakın oturanlar şanslı sayılırdı. Karlı havalarda bahçede kartopu oynar, zil çalınca öğretmen gelene kadar soğuktan morarmış ellerimizi sobada ısıtmaya çalışırdık. Teneffüslerde okul kapısına gelen seyyar satıcıdan leblebi tozu alıp, birbirimize püskürtürdük. :)) Akşam eve geldiğimizde, sınıfın ahşap zeminine çekilen ziftin kokusu üzerimize sinmiş olurdu. Şimdi ise, sokaklara yapılan her asfaltlama çalışmalarında, gözlerimi kapayarak hayal alemine dalarım ve sınıftaki o zift kokusunu hatırlayıp iç çekerim. Orta okulu da bitirdik mi, siyah önlüğe veda ederdik. Lisede üniforma giyerdik. Açık gri jile, içinde lacivert gömlek, lacivert çorap. Yolda yürüyüşümüz bile değişirdi. :))

Siyah önlüklere veda edeli çookk zaman oldu. Artık mavi önlükler ve bazı okulların özel üniformaları var. Bazen düşünüyorum da, acaba biz mi daha şanslıyız, yoksa şimdikiler mi diye...

(RESİMLER ALINTIDIR)


Yazının Devamını Oku...

28/9/2009 | Kategori: Yasam
Gelen Yorumlar (yok) | Sizin Yorumunuz | Bağlantı

TANJU OKAN

 

(27 Ağustos 1938 - 23 Mayıs 1996)
 
 
 
Şarkıcı, müzisyen ve sinema oyuncusu olan Tanju Okan, ilköğrenimini Manisa'da, lise öğrenimini Balıkesir'de tamamladı. Daha sonra İtalya'da şan eğitimini alarak Türkiye'ye döndü. İlk önce, 1961'de, Ankara'da profesyonel müzik hayatına başlasa da bir yıl sonra İstanbul'a döndü. 1964'te Milli Orkestra'yla (Erol Büyükburç ve Tülay German ile bu sırada tanışmıştır) Balkan Müzik Festivali'ne katıldı. 1964'te 'İbibikler Öter Ötmez Ordayım' isimli ilk plağı Sahibinin Sesi firmasından yayımlandı. Bu sırada Nur Erbay'la hayatını birleştirdi, Tansu ismini verdikleri bir oğulları dünyaya geldi. Bu evlilik yaklaşık 8 ay sürdü.
1960`ların sonundan itibaren Ş.Akannaç ve Nino Varon`un yazdığı Hasret (1970), Tuğrul Dağcı`nın yazdığı Koy Koy Koy (1972), Mehmet Teoman`un yazdığı Kadınım (1974), Güzin Gürman'ın yazdığı Öyle Sarhoş Olsam ki (1972) parçalarıyla geniş kitlelerce tanınır oldu. Bütün Şarkılarım albümü 1975'te çıktı. İkinci evliliği de 1976`da gerçekleşti, 14 ay sürdü. 1980'de 'Yorgunum' albümü Kent firmasından piyasaya çıktı. 1995'te Marş Müzik'ten çıkan 'İşte Tanju Okan 95' son albümü oldu.
Siroz hastalığına yakalanan Tanju Okan, 1995'te İzmir'in Urla ilçesine yerleşti. Kısa bir süre sonra hayatını kaybetti. Vasiyeti üzerine Urla`daki İskele Kabristan`ına gömüldü. Bu ilçede bir Tanju Okan Parkı ve Tanju Okan Heykeli bulunmaktadır. Alkole düşkünlüğüyle bilinen Tanju Okan için kederli sesiyle, düşkün fakat şikayet etmeyen tavrıyla samimi, gerçek bir sanatçı olduğu ölümünden sonra sık sık söylendi.

45'LİKLERİ:
İbibikler Öter Ötmez Oradayım
Kundurama Kum Doldu (Sahibinin Sesi Plak)
İki Yabancı / Sarhoş
Kadınım (Diskotür Plak)
Kemancı (Gönül Plak)
Hasret / Ah Bir Zengin Olsam (Yonca Plak)
Parkta Yatıyorum / Çocukluğum (Philips)
Şerefe / Aşkı Bulacaksın
Ayyaş / Var Mısın İçelim
Yıldönümü / Deli Gibi Sevdim
Başlık Parası / Gelme Ölüm

FİLMLERİ:
Cüppeli Gelin, (1964)
Şekerli Misin Vay Vay, (1965)
Yalancının Mumu, (1965)
Fakir Bir Kız Sevdim, (1966)
Aşkın Kanunu, (1966)
İçimdeki Alev, (1966)
Berduş Kız, (1970)
Ah Bir Zengin Olsam, (1971)
Cımbız Ali, (1971)
Kaynanam Kudurdu, (1973)
Şiribim Şiribom, (1974)
Ne Haber, (1976)
Gazap Rüzgarı, (1982)
 
(Kaynak:vikipedi)
 
 
 
 

 


Yazının Devamını Oku...

4/3/2009 | Kategori: Yerli Muzik
Gelen Yorumlar (3) | Sizin Yorumunuz | Bağlantı

GECİKMİŞ BİR "MİMMMMM"

GEÇENLERDE SEVGİLİ ARKADAŞIM "elifgulcelem.blogcu.com" TARAFINDAN MİMLENMİŞTİM. DAHA FAZLA GECİKTİRMEDEN YANITLAYALIM ARTIK DEĞİL Mİ...

1- Evde yaptığım 4 iş:
Olağan ev işleri
Örgü örmek
Bloglarımı güncelleyip, blog arkadaşlarımı ziyaret etmek
Kızımla vakit geçirmek

2- Defalarca izleyeceğim 4 film:
Titanic
Babam ve oğlum
Oradaydım (belgesel)
Cem Yılmaz'ın bütün filmleri

3- Yaşadığım 4 yer:
İzmir
Gölcük (Kocaeli)
İstanbul
Ve şu an yaşadığım, memleketimiz Çorlu

4- İzlediğim 4 tv programı:
Beyaz Show
Disko Kralı Okan
Oktay Usta'nın "Yeşil Elma"sı
Deryalı Günler

5- En sevdiğim 4 yemek:
Karnıyarık
Etli lahana sarması
İzmir köfte
Mantı

6- Hemen şimdi olmak istediğim yer?
İklimi sıcak olan herhangi yer olabilir. Soğuğu ve üşümeyi sevmiyorum. :))

7- Bir yağmur damlası olsaydım düşmek istediğim 4 yer:
Suya en ihtiyaç duyduğu bir anda çatlamış bir dudağa...
Yeni ekilmiş bir tohumun üzerine can suyu olarak...
El ele yürüyen aşıkların üzerine...
Bir de kurak topraklara düşmek isterdim. Benim gibi o topraklara düşmek isteyenlerle birlikte güzel bir sağanak oluştururduk hiç olmazsa...

8-Mimlemek istediğim 4 kişi:
BENİM MİMLEMEK İSTEDİĞİM KİMSE YOK.. SEÇTİKLERİMİN ÇOĞU ZATEN MİMLENMİŞ OLUYOR GENELDE. :)) O YÜZDEN İSTEĞE BIRAKIYORUM.  KATILMAK İSTEYENE KOLAY GELSİN.


Yazının Devamını Oku...


Gelen Yorumlar (4) | Sizin Yorumunuz | Bağlantı

ÖDÜLÜÜMMM....♥♥



CANIM ARKADAŞIM neselimden.blogcu.com TARAFINDAN BU HARİKA ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLMÜŞÜM. ARKADAŞIMA YÜREKTEN TEŞEKKÜRLERİMİ YOLLUYORUM. BEN HER NE KADAR BU BLOĞUMU İHMAL ETSEM DE (2 BLOĞUM DAHA VAR YA HANİ.. ) :)) BÖYLE VEFALI ARKADAŞLARIM TARAFINDAN İHMAL EDİLMEDİĞİNİ GÖRMEK BÜYÜK BİR MUTLULUK. BU VESİLE İLE, HEPİNİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.

ÖDÜLÜN GÖNDERİLMESİYLE İLGİLİ 3 KURAL VAR
1-Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek
2- Bu ödülü verdiğin 7 blog sahibinin linkini vermek
3-Secilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek

http://musicmekan.blogspot.com
http://eftelya88.blogcu.com
http://0000kalpsiz000.blogcu.com
http://fisunlahersey.blogcu.com
http://zeynebinevi.blogspot.com
http://ataberkakturk.blogcu.com
http://www.sukruyilmaz.net/blog



Yazının Devamını Oku...

16/2/2009 | Kategori: Yasam
Gelen Yorumlar (6) | Sizin Yorumunuz | Bağlantı

GEORGE MICHAEL

Vakt-i zamanının müzik ilahlarından biri George Michael. Benim zamanımın kızları müziğinden ziyade, yakışıklılığıyla ilgilenirlerdi. Hele de bir şarkısı vardı ki, "Careless Whisper"... Aşıkların marşı olmuştu resmen. Okul çaylarında sevgililer dans etmek için dört gözle bu şarkıyı beklerlerdi.



Londra’da East Finchley’de Georgios Kyriacos Panayiotou adı ile Güney Kıbrıs’lı bir baba ile İngiliz bir annenin çocuğu olarak doğan (25 Haziran 1963) sanatçı; ilk grubu The Executive'i okuldan en iyi arkadaşı Andrew Ridgeley ile kurdu.

1981’de Ridgeley ile WHAM!’i kurduktan sonra ilk albümleri "Fantastic" ile büyük başarı elde ettiler. Bunu, aynı başarı ile "Make It Big" izledi. Ancak grup 1986’nın yazında dağıldı ve grup elemanları solo çalışmalarına yöneldi.

Albümleri:

* 1987: Faith
* 1990: Listen Without Prejudice
* 1993: Five Live (Queen ve Lisa Stansfield ile)
* 1996: Older
* 1998: Ladies and Gentlemen – The best of George Michael
* 1999: Songs From The Last Century
* 2004: Patience
* 2006: 25


Yazının Devamını Oku...

7/1/2009 | Kategori: Yabanci Muzik
Gelen Yorumlar (2) | Sizin Yorumunuz | Bağlantı

HERKESE MUTLU YILLAR

 

 

KALBİNİZ NEYİN ÖZLEMİYLE ATIYORSA, 2009 SİZE ONU GETİRSİN. SAĞLIKLI, MUTLU, BARIŞ DOLU BİR YIL OLSUN... YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

 
 
 
 
 

Yazının Devamını Oku...

29/12/2008 | Kategori: Yasam
Gelen Yorumlar (3) | Sizin Yorumunuz | Bağlantı

"Tehlike Çemberi" (Hart To Hart)

 

 
Ülkemizde tek kanallı dönemin en sevilen yapımlarından biri olan bu başarılı aksiyon ve macera dizisi, karı-koca amatör dedektifler Jonathan ve Jennifer Hart'ın dünyanın dört bir yanındaki nefes kesen maceralarına odaklanıyor...
 
Kendi çabalarıyla başarıyı yakalamış bir milyoner olan Jonathan Hart (Wagner), dünya çapında bir şirket olan Hart Industries'in başkanıdır. Muhteşem karısı Jennifer Hart (Powers) ise serbest gazetecidir. Sosyete yaşamı sürdüren bu zengin ve gösterişli çift, bir yandan da merakları yüzünden amatör dedektiflik yaparak dünyayı gezmekte, zenginlerle ve ünlülerle arkadaş olmaktadır. Sonuç olarak süper hafiyelerimiz, her bölümde kendilerini bir cinayet, kaçakçılık, hırsızlık ya da casusluk vakasının içinde bulurlar, yani bir 'tehlike çemberi'nde... Zengin karı-koca, bunca kovalamaca arasında birbirlerine olan aşklarını yaşamaktan da geri kalmaz. Varlıklı olduklarından bazen sadece zevk uğruna bazen de bir davanın peşinden çok uzak yerlere gidebilirler; Londra, Paris ve Atina'dan, Hawaii, Meksika ve Asya'ya kadar Jonathan ve Jennifer, sadık uşakları Max ve sevimli köpekleri Freeway ile maceradan maceraya koşar...
 
1979'dan 1984'e kadar dizi olarak devam eden "Tehlike Çemberi", 1993-96 yılları arasında sekiz TV filmiyle izleyici karşısına çıkmıştı.
 
 

 


Yazının Devamını Oku...

21/12/2008 | Kategori: Sinema - TV - Dizi
Gelen Yorumlar (2) | Sizin Yorumunuz | Bağlantı

İYİ Kİ DOĞMUŞUM...

Bugün doğmuşum anamdan
Tam otuzsekiz sene dile kolay...
Nasıl geçirmişim o yılları; ne öğrenmiş, ne öğretmişim...
Dünyaya gelişimi kutluyorum niyesini bilmeden...
Belki de dünyaya gelme zamanımdandır, ne bileyim işte...
Artık yirmiler geride çok gerilerde...
Bugün tam otuzaltı yıl olmuş
Toprak ağırlığımı, insanlar kahrımı, eşim şımarıklılığımı çekeli...
Kim bilir ne kadardır ömür, ne kadardır misafirlik...
Olgunluk nedir bilmeyen ben,
Bakalım ne kadardır dünyadaki misafirliğim...
Bir başkayım bugün, bir başka çarpıyor o bitmeyen pır pır yüreğim
Herkes hatırlamasa da bu günü, var elbet hatırlayan bir iki kişi
İyi ki varlar be! İyi ki doğmuşum onlar için de olsa...
Komik olmak güzel kendime bile,
Dalga geçiyorum yaşımla başımla bile.....



NOT: Resim ve şiir alıntıdır...

Yazının Devamını Oku...

15/12/2008 | Kategori: Yasam
Gelen Yorumlar (5) | Sizin Yorumunuz | Bağlantı



<Önceki Yazılar |



Kısaca

Sinema, TV, Müzik, Moda Ve Daha Fazlası


Son Yazılarım





Kategorilerim


Son Yorumlar



Yaşam ve İnsanlar




Arkadaşlarım


Dost Siteler

* CimCime Kızımın Sayfası
* Müzik Mekânı
* LaGuEr90
* yuxelce
* LaraCroft3 (Lalique)
* LUNATİC (Lalique)
* OldMüzik
* Dilek Kutusu
* Gülruh
* Sibelce
* Kadın-Sağlık
* Tatil Cennetlerimiz
* Sihirli İksir
* Danışman
* Saç Bakım
* S & E
* Zeynebin Evi
* Bi Dünya Hobi


Bannerim

Image Hosted by ImageShack.us



Arkadaşlarımın Bannerleri






Bi Dünya Hobi


vatanseverpatriot

ipekyolu'nun Mekani

Laracroft chez Lalique

LUNATİC




Diğer Bloglarım









Radyo ODTÜ   103.1



Designed by In Obscuro